Ekonomik değerleri günümüzde giderek artan yapıların uzun ömürlü olması gerekir. Bugün bir
yapının kullanım ömrü yaklaşık 50 yıldır. Suyun olumsuz etkileri yapıların kullanım ömrünü
azaltır. Bu da ekonomik bir kayıptır. Su yalıtımıyla bu kayıp da giderilmiş olacaktır. Ülkemizin yüz ölçümü olarak yüzde 92'si, nüfus yoğunluğu olarak yüzde 95'i deprem
kuşağındadır. Bayındırlık ve iskân Bakanlığı'nın verilerine göre son 58 yıl içerisinde meydana
gelen depremler; 58 bin 202 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, 122 bin 096
vatandaşımızın yaralanmasına ve yaklaşık 411 bin 465 binanın yıkılmasına veya ağır hasar
görmesine neden olmuştur.
Dünya gazetesi tarafından hazırlanan bir haberde; istanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit
Komisyonu tarafından, 55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan kontrollerde incelenen binaların
yüzde 79'unun hasarlı bulunduğu ifade edilmiştir. Habere göre; incelenen binaların yüzde
64'ünde nemin yol açtığı korozyon (paslanma), yüzde 41'inde malzeme eksikliği, yüzde 18'inde
inşaat aşamasında betonun sulanması, yüzde 11'inde eskime ve yıpranma, yüzde 3'ünde proje hatası, hasarların nedeni olarak belirlendi. Aynı haberde binaların yüzde 21'inde zemine uygun
olmayan inşaat, yüzde 6'sında taşıyıcı elemanların kaldırılması ve delinmesi gibi hususların
tespit edildiği ifade edilmiştir.
Su yalıtımının inşaat aşamasındaki maliyeti, bina maliyetinin yaklaşık yüzde 3'üdür. Binaların
sağlamlığı göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsurdur. Buna bağlı olarak su
yalıtımının sağladığı yarar, maliyetten çok daha önemlidir.
Su yalıtımı, yapılarımıza suyun girebileceği; temellere, toprak ile temas eden duvarlara, suyun
yapı dışında birikebileceği veya suyun basabileceği seviyenin altındaki dış duvarlara,
balkonlara, teras ve eğimli çatılara ve ıslak hacimlere yapılır. Bir yapının uzun ömürlü olabilmesi
için başlangıç aşamasında su yalıtımı kurallarına göre tasarlanması gerekir. Su yalıtımı
yapılmadan inşa edilmiş binalarda, çatı ve ıslak hacimlerin su yalıtımı sonradan rahatlıkla
yapılabilirken, toprak altındaki duvarların yalıtılması için binanın etrafının kazılması gereklidir.
Binanın üzerine oturduğu temellerin su yalıtımının yapılabilmesi için ise yapımızın havaya
kaldırılması gerekir ki, bu da henüz mümkün değildir. Bu gibi durumlarda sadece konforumuzu
bozan küf ve mantar oluşumu engellenebilir. Suyun yapı ömrünü etkileyen zararlarından, yapı
inşa edildikten sonra tam anlamıyla korunmak mümkün değildir. Temel seviyesindeki suyun
drenaj (tahliye) önlemleri ile yapımızdan uzaklaştırılması çoğu kez yapılabilecek tek
uygulamadır. Su yalıtımının bir diğer uygulama alanı da, suyun içerisinde kalmasını istediğimiz;
havuz, su depoları, suni göletler vb. yapılardır. Yapılarda su yalıtımı, suyun hangi şiddette, hangi halde ve nereden gelirse gelsin yapı
kabuğundan içeri girerek yapı elemanlarına dolayısıyla da yapıya zarar vermesini önlemek için
yapılır. Temel olarak su yalıtımı yapısal ve yüzeysel su yalıtımı olarak ikiye ayrılır.
Diğer Başlıklar -----------------------------------------------------------------